RTE

Alanında Uzman, Nitelikli Akademik Kadromuz Gücüne Güç Katıyor...
Üniversitemizde Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Programı Düzenlendi
18 Mart 2019 Pazartesi - Görüntülenme: 3802

18 Mart Çanakkale Destanı'nın 104. yıl dönümü dolayısıyla Üniversitemiz Fındıklı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ve Eğitim Fakültesinde program düzenlendi. Programlarda, Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN, “Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve Çanakkale Ruhu” konulu konferans verdi.

İlk olarak Fındıklı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulumuzda, ardından Eğitim Fakültemizde program gerçekleştirildi.

Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından Eğitim Fakültesi öğrencimiz Emriye ÖZMEN, Arif Nihat ASYA’nın “Bayraksız Olamam” adlı şiirini okudu.

Programda Rektörümüz, Mehmet Akif ERSOY’un hayatı, Çanakkale destanı ve ruhunu anlattı.

Rektörümüz, konuşmasına başlarken başta Çanakkale Savaşları olmak üzere 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde, ülkemizin sınırları içinde ve dışındaki terörle mücadelede şehit olan güvenlik güçlerimiz ile vatandaşlarımıza ve bir de birkaç gün önce Yeni Zelandadaki terör saldırısında şehit olan Müslüman kardeşlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.

İstiklal Marşı’nı bu millete armağan etmiş olan Mehmet Akif’i, özellikle yeni neslin yakından tanıması gerektiğini ifade eden Rektörümüz, “O, memleketin dert ve sıkıntılardan kurtulmasında halkın ve gençliğin eğitiminde ileri sürdüğü görüşleri ve fikirleri ile mükemmel bir rehber, gerçek bir eğitimcidir. Mehmet Akif Ersoy, fikirleri, yaşamı ve mücadeleleri ile gençliğimize rol model olarak sunulacak bir kişiliktir.” dedi.

Rektörümüz, topluma yön veren ufuk şahsiyetler ile düşünürleri değerlendirirken, yaşadıkları dönemin şartlarını da göz önünde bulundurmak gerektiğini belirterek Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, 93 Harbi, Balkan Harbi, Birinci Cihan Harbi, Osmanlı’nın yıkılışı, Cumhuriyet’in kuruluşu gibi dönemin tarihi olaylarını anlattı.

Dönemin olayların hepsinin Akif’te şu veya bu şekilde etkileri olduğunu söyleyen Rektörümüz, Mehmet Akif’in hayatını bu çerçevede sundu.

Dini ilimlere hâkim olan Akif’in, üç dil bildiğini, sanata ve spora çok meraklı olduğunu ifade eden Rektörümüz, “Güreş, atletizm, yüzme sporlarıyla ilgilenen Akif, boğazı karşıdan karşıya defalarca yüzmüştür.  Kilometrelerce yürüme, saatlerce kürek çekme, iyi bir binici özellikleri vardır. Neyzen Tevfik’ten ney dersleri almış. Hüsn-ü Hatla da ilgilenmiştir.” dedi.

Akif’in, haksızlığa ve baskıya isyan eden, asıl davası hakikati ifade etmek ve hakkın yanında olan bir kişiliğe sahip olduğunu aktaran Rektörümüz, ‘Zulmü Alkışlayamam’ isimli şiirinde Akif’in bu durumu dile getirdiğini söyledi.

Rektörümüz, Akif’in dostluğa ve sözleşmelere son derece önem veren bir kişilik olduğunu ve sözüne kıymet vermeyenlere ve sözünü tutmayanlara insan nazarıyla bakmadığını ifade etti.

Akif’ten başka Çanakkale Destanı’nı ebedileştiren ikinci bir kişi olmadığını belirten Rektörümüz, “Akif, Necid çöllerinde Çanakkale’nin hissiyatını içinde hissetmiş ve Çanakkale Destanı’nı yazmıştır. Çanakkale Destanı, hem milli, hem dini, hem de edebi bir metindir.” diye konuştu.

Akif’in İstiklal Marşı’nı yazmayı “Para için şiir yazmam” diyerek reddettiğini ancak kendisine kazansa da para verilmeyeceği söylenince yazdığını ifade eden Rektörümüz, “İstiklal Marşı 1 Mart 1921'de TBMM'de okunur ve 12 Mart'ta resmen kabul edilir. Akif, ‘çıkışı yapılmıştır, bizden alınız da ne isterseniz yapınız’ demeleri üzerine yarışmanın ödülü olan 500 lirayı mecburen alır ve "Darü'l-Mesâi" adlı fakir İslam kadın ve çocuklarına iş öğreterek sefaletten kurtulmalarını sağlayan bir hayır müessesesine verir.” dedi.

Rektörümüz, Mehmet Akif öldüğünde yalnızca bir kat elbise, yeni bir şapka, bir mavzer tüfeği, bir istiklâl madalyası, yastığının altında birkaç lira para ve bir saati olduğunu söyleyerek dünya hayatına önem vermeyen fikir adamı olduğunu belirtti.

Çanakkale ruhundan da bahseden Rektörümüz, “ Çanakkale'deki ruh vatandır, İslam’dır, zaferdir ve bayraktır, hürriyettir, Allah’tan başka hiçbir varlığa boyun eğmeme iradesidir, anaların duasıdır, eşlerin hasretidir, yavukluların elini yüreğine basmasıdır, evlatların yetimliğidir. Ve bütün bunlara vatan için, bayrak için, Kur’an için, İslam için katlanılmasıdır. Çanakkale 10 bin, 20 bin, 100 bin değil, dile kolay, tam 250 bin canı şehit vererek kurulan bir settir. Çanakkale bir bilinçtir. Vatanın, bayrağın üzerine geleni bilmektir.  Çanakkale’de bir İslam vatanının üzerine gönderilen askerlerin yine Müslümanlar arasından devşirildiğini bilmektir Çanakkale bilinci. 100 yıl sonra Çanakkale bir iç hesaplaşmadır. Biz kimiz ve neden bu şekilde darmadağınığız, neden kan ve gözyaşı hep Müslüman coğrafyadadır sorusunu sormaktır Çanakkale.” dedi.

Ülke olarak Çanakkale ruhunu ebediyete kadar yaşatmamız gerektiğini ifade eden Rektörümüz, “Çanakkale’den günümüze ruh nakli yapmalıyız. Çünkü insan bir ruhla diri olur. İçimizde hangi ruh dolaşıyorsa onun diriliğini yaşarız. Bizler bu ruh nakline hazır mıyız? Bunu herkes kendine sormalıdır.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Rektörümüzün konuşmasının ardından Eğitim Fakültesi öğrencimiz Emrah ÇADIR, Fazıl Hüsnü DAĞLARCA’nın “Vatan” şiirini okudu. Ardından öğrenciler “Çanakkale Orotoryo Gösterisi” sundular. Program, dünden bugüne Türk kahramanlıkları video gösterimi ile sona erdi.

Programa, Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN, Çayeli Kaymakamı Mehmet ÖZTÜRK, dekanlar, daire başkanları, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Twitter'da paylaş ( 0 )
Facebook'ta paylaş ( 0 )